SüPeR kAzAlAr!!!…

31 07 2007

Reklamlar




Komik & yürek hoplatan kazalar !!

31 07 2007





SuLu KaZaLaR :)))

31 07 2007





Balık Burcu

31 07 2007

burc121.gifBalık Burcu (Pisces)
              19 Şubat – 20 Mart

NOT:BENDE BALIK BURCUYUM.DOĞUM TARİHİM 13 MART ::))))

Bir Aslan veya bir Akrep astrolojik olarak kolayca analiz edilebilir, ama Balığı anlamak o kadar kolay değildir. Bu burç çift kişiliklidir. Balık insanlarının tek dünyası, içinde yaşadığımız ve hayaller dünyasın dan tamamen ayrı olan gerçeklik değildir. Onlar için hayal ve gerçek arasında sınır yoktur. Hepimiz bazen rüyalarımızı yorumlarız. Örneğin, kuru bir musluğun dağdan akan deli bir ırmağa dönüşmesi gibi. Ve ya uyandıktan sonra gördüğümüzün rüya mı, yoksa gerçek mi olduğunu bilemeyiz. Balık insanları için bu durum çok normaldir. Onlar gerçek hayatla, gerçeği daha anlamlı yansıtıyormuş gibi görünen renkli fantezi dünyası arasında yaşarlar ve hangisinin daha gerçek olduğundan emin olamazlar.

Balık insanlarının şizofreniye yatkınlığı astrolojik açıdan kolayca açıklanabilir. Ba1ık, Zodyak’ ın son burcudur. Orada madde ve ruh karşılaşır ve sırayla insanı etkileri altına alırlar. Bu, güneş sisteminin sondan bir önceki gezegeni ve Balığın doğumunda etkili olan Neptün’ün özelliğidir. O, genelde kavranması ve mantıklı olarak açıklanması zor şeylere; hayallere yatkındır. Yüzyılımıza kadar Neptün, güneş sisteminin son gezegeni olarak kabul ediliyordu. Bu yüzden astrolojide onun, insanlar üzerinde “dünya dışı” etkiler bıraktığı düşünülmektedir. Bunlar çok karmaşık gibi geliyor, ama bu durumun somut etkilerini Balık burcunda doğan insanlar üzerinde analiz edersek daha anlaşılır olabilir.

Başta kısaca sözü edildiği gibi, Balıklar sosyal yaşamda çok karma şık bir insan görüntüsü verirler, çünkü insan onların ne zaman ne yapacağını bilemez. Bir yandan iyi, anlayışlı ve yardımsever, diğer yandan çok kararsız, tutarsız, melankolik ve kırılgandırlar. Bir konuda çok ateşli davranabilirler, ama çok korkak ve çekingen de olabilirler. Kendilerin den şüpheye düşüp gerçek dünyaya aykırı hareket edebilirler.

Balık insanları hakkında kesin olan tek şey, değişkenlikleridir. Kendilerini hep bir maskenin arkasına gizleyip toplumun hoşuna giden her role girerler. Ama insanlara hayallerini anlatmaya başladıklarında, kısa bir süre için maskelerini çıkarmışlar demektir. Bu maskenin altında birbirine karşıt kişilik özelliklerini saklamaya çalışan bir insan vardır.

Balık burcunda doğan insanlar, inatla hayatın anlamını ararlar. Bunun sonucunda da şu evrensel soruyla karşılaşırlar: Hayat, sonuçta meyvelerini yiyemeyeceğimiz bütün bu kavgalara değer mi? Karakterinin belirginleşmesinden sonra bu fikir, hayata kayıtsızlıkla yaklaşmasına neden olabilir, çünkü kaybedecek bir şeyleri yoktur. Hayatlarını amaçsızca sürdürürler, yetenekli oldukları konularda bile beceriksizce davranırlar. İçlerine kapanır başarısızlıklarından dolayı acı çekerler.

Biraz da olgun, gelişmiş Balık in sanlarını inceleyelim. Böyle insanlar sabırlı ve kararlılıklarıdır. Thmin edebileceğiniz gibi büyük atılımlar yapamazlar, ama tamamen de batmazlar. Bu tip Balık insanları, gerektiğinden bir nebze bile fazla gayret göstermezler. Bir işe zihinsel ve ya bedensel olarak aşırı konsantre olmak onlara gereksiz gelir. Ama yine de başarılı olabilirler. Siz, gene de onlardan pek parlak bir kariyer beklemeyin.

Balık insanlarının her konuda bir fikirleri vardır. Konuşkandırlar, anlattıkları hikâyelerle diğer insanları hemen çevrelerine toplarlar. Kendilerini kimsenin dinlemediğini hissederlerse, rüyalara dalarlar. Ama Balık insanları lotoda sekiz tutturmayı hayâl etmezler. Bu onlar için çok bayağıdır ve Neptün’ün onlara kazandırdığı alışılmamış yaratıcı yeteneklerine uygun değildir. Rüya ülkesinin kapıları onlara hep açıktır. Bu hayaller öylesine canlıdır ki onları gerçekleştirme isteği duymazlar. Çünkü bir amaca ulaşmak için gerekli savaşçı ruhları yoktur. Bunun dışında günlük işlerin rutinliğinden nefret ederler. Mutlu olabilmek için, gelecekte olmasını umut edebilecekleri yeni bir şeye ihtiyaçları vardır.

Balık insanları fikirleriyle başkalarını heyecanlandırabilmek için çok çaba harcarlar. Onlar için önemli olan tek şey, yaratıcılıklarını mesleki açıdan kullanmaktır, örneğin bir reklam ajansında. O zaman devamlı emir almaktan şikâyet etmeyen yardımcıları varsa mesleklerinde yükselebilirler. Sıradan bir Balık tipi, pek azimli değildir. Sadece nehirde kalabilmeye çalışır, bir parça sürüklenir, sonra büyük çabalarla akıntıya karşı yüzer. Böyle Balıklar gerçekten acınacak tiplerdir. Kendi başlarına hareket edemezler, birer kukla gibidirler. Gerçi büyük planları vardır, devamlı mükemmellikten bahsederler, ana amaçlarına ulaşmak için hiçbir gayret göstermezler. Sırtlarını, kendilerinin yapamadıklarını başarmasını istedikleri bir eşe dayarlar. Akrep burcunun tersine, Balık kendi hatalarını ve zayıf noktalarını bilir. Bu önemli kavrama yeteneği, hayatta hiçbir şey başaramamış Balıklar da ne yazık ki kendine acıma ve nefret duygularına dönüşebilir. Böyle bireylerin sevme yeteneği körelmiştir. Kendinden nefret eden kimse başkalarını da sevemez.

Balık insanları, gerçek dünyadan kaçmanın bin bir yolunu bulurlar. Bazıları uyuşturucu ve alkol bağımlısı olur. Ancak bunun yalnızca kısa bir zaman için korkularını püskürttüğünü, ardından daha kötü bir kendine gelme duygusuyla dünyaya döndüklerini ve uzun vadeli sağlık problemleriyle yüz yüze olduklarını bilirler. Kimi Balıklar da tarikatlara üye olurlar. Ve bunlardan belki de asla kurtulamazlar.

En mutlu Balıklar sanatçı olanlardır. Konuşkanlıkları sayesinde sık sık onları koruyacak hamiler bulur. O zaman rutin ekmek kavgasından kurtulup yaratıcı yeteneklerini geliştirirler.
KAYNAK:http://www.burclar.gen.tr





Kova Burcu

31 07 2007

burc11.gifKova Burcu (Aquarius)
                21 Ocak – 18 Şubat

Kova, değişim ve devrimlerin gezegeni Uranüs’ün etkisi altındadır. Bu durum Kovaların arkadaş canlısı, uyumlu, ama ne yapacağı belli olmayan insanlar olarak tanınmalarına sebep olur. Değişik açılardan bakılırsa Kovanın zıtlıklarla dolu bir kişiliği vardır. Onun sıradan insanlar gibi tepki vermesini beklemeyin. Ayrıca değişimi, yenilik ve macerayı sever. Kovanın dengeli bir kişiliği olmasına rağmen, burcunun değişik etkileriyle dengesi çabuk bozulur. Aşırılığa kaçan davranışlara eğilimlidir. Dünyanın mevcut durumu onun hoşuna gitmiyorsa, onu değiştirip kendi ideallerine uydurmak zorundadır. Dünyada iz bırakmayı başarabilmiş dâhi Kovalar vardır. Örnek olarak köleliği kaldıran Abraham Lin coln gösterilebilir. Kovanın ideali baskıya karşı savaşmaktır. İnsanlara daha hoş bir dünyanın kapılarını açan, yeni besteler yapmış olan Wolfgang Amadeus Mozart, bunlardan biridir.

Bazı Kovalar enerjilerini uzay yolculuğu veya zaman içinde yolculuğu olası kılmak için harcamışlardır. Örnek olarak Jules Verne ya da H.G. Wells gibi ünlü bilimkurgu yazarlarını verebiliriz. Atlantik’i geçen ilk kişi Charles Lindbergh de Kova burcundandır. Hava grubundan olan bütün burçlar gibi Kova da abartılı duygulardan korkar. Aklın yardımıyla kon trol edilemeyen durumlardan mümkün olduğunca kaçmaya çalışır. Kendi zekâsı, Kova için tehlike anların da hiç düşünmeden kullanılacak bir çıkış kapısıdır.

Temelde iyi, anlayışlı, yardımsever ve hoşgörülü olan Kova, taraf tutmaktan kaçınır. Bu yüzden sık sık gevşeklikle suçlanır. Kova bir şeyi görmek istemezse, görmez…

Kovanın insanlığın nasıl olması gerektiği konusunda muazzam fikirleri vardır. İdealleri gerçekten çok büyüktür. Ütopyalar ve serseri fikirlerle ilgilenmeye eğilimlidir. Bir firmanın mali işler sorumlusu veya bir işin finans görevlisi olmak isteyen Kovalardan sakının. Ya bir dâhi ya da bir deliyle karşı karşıyasınız. Her koşulda dikkatli olmalı ve bir karar vermeden önce daha iyi bilgiler edinmelisiniz.

Kova için maddi değerlerin hiçbir anlamı yoktur. En büyük zayıflığı, savunduğu ideallerini kendisinde uygulayamamasıdır. İnsanlığı kurtarma isteğinde çok ciddidir, ama bu büyük işle ilgili günlük görevlerini bile unutur.

Bunun için Kova, sosyal duyarlılığına rağmen egoisttir. Ama bireysel değil, kollektif değerler için savaşır. Bu noktada diğer insanlardan tamamen ayrılır.

Eğer ideallerinî gerçekleştirmeyi başaramazsa, içine kapanır. Duvarları egoizmden oluşan bir kale kurar. Kendini hoş olmayan sürprizler den korumak için bu metodu kullanır. Birçok Kovanın kelime hazinesinde içtenlikle söylenen bir “sen” eksiktir. Kova burcunda doğanlar, dostluğun egemen olduğu bir dünya özle mi içindedirler. Aşkın arkasında büyük tehlikeler olduğuna inanırlar: Kırık kalpler, öldürülmüş rakipler gibi. Böyle bir aşk, bir dramla biter ve bu Kovayı korkutur.

Aşksız bir dünyada daha az kar maşanın olacağını düşünen Kovaların sayısı az değildir. Birçokları mantık ile duyguları arasında gidip gelirler.

Bir Kovanın, hayatında aşka çok yer ayırması nadir görülür. Aşk, bu burç için esas ideallerinden sonra gelir. Özgürlük kavgası, mesleki görevler; bunların hepsi onlar için aşktan önce gelir. Kova, Eros’a nadiren kurban olur. Kurban edildikten sonra, tekrar ezilenlerin haklarının ve büyük ideallerinin hayalini kurabileceği kendi dünyasına çekilir. Kova, günlük sorunları aşabilme ihtiyacı içindedir. Başka insanlarla ilişki kurarken kendini sevilmeye değer, hoşgörülü, biraz serseri gösterir. Eşinin özgürlüğüne saygı duyar. Kıskançlığını dizginleyebildiği sürece bu böyle sürer.

Dostları bu davranışını aldırmazlık olarak görürler, ama aslında öyle değildir. Kova, duygularını açığa vurması söz konusu olduğunda çok çekingendir. Ayrılık acısını gözyaşlarıyla belli etmesi ondan beklenemez.

KAYNAK:http://www.burclar.gen.tr





Oğlak Burcu

31 07 2007

burc10.gifOğlak Burcu (Capricorn)
                22 Aralık – 20 Ocak

Oğlağın hayatı iki devreye ayrılır: 30 yaşından öncesi ve sonrası. Bu yaş, doğumunda etkili olan Satürn’ün devir zamanıdır. Bu gezegen güneş etrafındaki turunu tamamlamak için 29 yıl ve 167 güne ihtiyaç duyar.

İlk 30 yılda Oğlak kendini bir arayış içinde bulur. Burcuna adını veren oğlağın emin adımlarla dik duvara tırmanışından, bu dönemde eser yoktur. Kendinden memnun değildir. Bir erkek keçi kadar tehlikelidir.

30 yaşından sonra Oğlak, gençliğinde kendisine çok pahalıya mal olan deneyimleri yerli yerine otur tur. Yani o, tam anlamıyla “sonradan açılan” biridir. Karşı cinsle ilişkiyi genelde “gerçek bir gecikme” ile keşfeder ve mesleki başarıları diğer burçlardan daha geç ortaya çıkar. Denilebilir ki hayatı ciddi bir mesele olarak görmesi onu başarı merdiveninin zirvesine çıkarabilir.

Dışarıdan bakınca kendinden emin, güçlü, sarsılmaz ve mesafeli görünür, ama içinde özen, sevgi ve ilgiye özlem duyar.

Hastalık derecesinde hassastır ve kendini sükunetle dış dünyadan soyutlar. Duygularını göstermek, bu burçta doğanlar için doktorluk mesleğinin zorluklarıyla kıyaslanabilecek bir meseledir.

Oğlak, titizliğiyle tanınır, her şeyi çok fazla ciddiye alır. Sözlerini vaktinde yerine getiren ve yapılmış anlaşmalarda güvenilebilecek biridir. Yalan, ikiyüzlülük ve riyakârlık onun için şeytan işidir. İdealleri gerçeklik, değerler, doğallıktır. Yüzeysellikten ve yapay olan her şeyden nefret eder.

Çoğu insan titiz ve zorlu Oğlağı sıkıcı bulur. O da bunu bilir ve bundan acı duyar. Korkunç bir mizah gücüyle tepki verir, kendi zayıflıklarını teşhir etmekten çekinmez. Kimse de ona karşı çıkamaz ve birlikte olduğu insanların zayıflıklarını yakıcı bir alayla eleştirir. Bu yüzden sürekli tepki alır.

Diğer burçların yanında Oğlağı iki özellik iyi tanımlar; sabır ve mantıksızlığa karşı hassasiyet. İkisi birlikte Oğlağın olayları ve insanları hayret edilecek kadar açık bir görüşle anlamasına yardım eder. Buna rağmen pek şanslı değildir. Kendini, kendi kurduğu hapishaneden serbest bırakmayı ne kadar isterdi… Yine de bunu nadiren yapabilir. Oğlağın iyilik perisi, zamandır. Tüm muhaliflerini bertaraf etmeye yardım eder. Oğlak burcunda doğanlar zamanı çok iyi kullanır. Bir hamlenin nasıl planlanacağını iyi bilir, bunu meslekte, toplumda ve aşk ta kanıtlar. Oğlağın parolası azimdir. Temel sözü ise “Ben organize ediyorum.”

Oğlak yaptığı şeyi titizce yapar. Kararları daima aşırıdır, hiçbir ayrım yoktur. Oğlağın en büyük zayıflı ğı kibirdir. Dünyayı savaştan, anarşi ve ahlaki çöküntüden kurtarmak isteyen insanlar hep bu burçta doğmuşlardır. Bir konuda kararı, ancak konuya uzmanca hakim olduğunda verir. İtiraza tahammül edemez. Başkalarının eleştirileri onu niye ilgilendirsin ki! Oğlak hava kirliliğine karşı savaşmak için her şeyi yapar.

Şüphesiz, bu bir abartıdır ve bir Oğlakla beraber yaşayan kişi onun yapısının “karanlık” yönünü tanımıştır: Oğlak hoşgörüsü olmayan biridir. Kendisine karşı çıkılmasına hiç katlanamaz. Onun zekâ ve mantığına hitap etmek daha akıllıca bir iştir. Eğer Oğlak hafifçe gülümsediyse, artık tehlikeli değildir.

O, alışkanlıkların insanıdır ve kendini en çok, katettiği yolda iyi hisseder. Güven dolu bir rutinlikte hissizleşip, hantal ve kuruntulu bir işkoliğe dönüşebilir. Toplumda nazik ve hoşsohbet biri olarak bilinir. Kendini hemen öne atmaz. Ona yaklaşmak kolay değildir, ancak onu bir arkadaş olarak kazandığınızda, Zodyak’taki tüm burçlar arasında daha güvenilir birini bulamazsınız.

Oğlak sabırlı ve çalışkan bir işçidir. Sınır tanımayan bir hırsı vardır. Belirlediği amaçlara ulaşmada gösterdiği sabır asla tükenmez: Karar verdiği her şeyi önceden düşünür, analiz eder ve ölçüp biçer. Ulaştıklarıyla uzun süre mutlu olamaz. Da ima daha fazla ve daha yukarı tırmanmak ister. Fikir zenginliği, girişimciliği ve olağanüstü yetenekleri sayesinde bir sanayi imparatoru ola bilir. Cazibesi ya da ilişkileriyle değil, eserleriyle başarılı olur.

KAYNAK:http://www.burclar.gen.tr





Yay Burcu

31 07 2007

burc9.gifYay Burcu (Sagittarius)
               23 Kasım – 21 Aralık

Yay, hayatı kimsenin sevmediği kadar sever ve gayretle ona kendi damgasını vurmaya çalışır. Orta karar başarılar ve geleneksel düşünüş, ona göre dehşet vericidir. Onun ihtiyacı, iyi bir yaşam ve yeni düşüncelerin keşfedilebileceği özgür bir ortamdır.

Yay insanları iyimser, canlı, atılgan, zeki ve rollerinden çok emindirler. Cesaretlerini kanıtlayabilecekleri her fırsatı değerlendirirler ve kendilerine yararlı olacağını düşündükleri insanlarla ilişki kurarlar. Yay umudunu, ünlü ve tüm dünyada takdir görmüş, sıradışı yetenekleri olan kişilere bağlar. Dünyadaki güçlü ve büyük kişilerin yaydığı ışıkla güneşlenir, başkalarının yaptığı işlerle

övünmekten çekinmez. Bazen, onun aslında hakkı olmayan bir nüfuza sahip olduğu iddia edilir. Bu burç bir yönetici olarak tanınır. Fakat davranış tarzı ve yapısı her zaman çok sempatik değildir.

Yay insanı, olağanüstü değişkendir. İster istemez Yayı etkileyen ve bir kuğuya ya da bir buluta dönüşebilen Jüpiter akla gelir. Daima yeni ülkeleri keşfetmek onun için çok caziptir. Merakı tatmin olduğunda, bu bölgeler onu artık pek ilgilendirmez.

Yayın bilinen kendine güveni; diğer insanlar üzerinde tıpkı bir kıvılcım etkisi yapar. Bu burç, tereddütlü arkadaşlıkları kayıtsızlıktan kurtarmayı bilir. Bu sırada birçok ceviz kıracaktır, ancak Yay bunu öyle hoş bir şekilde yapar ki cevizlerin sahibi bundan dolayı darılmaz. Yayı, yan-lış bir konuda kendini tehlikeye atmakla suçlarsanız, en iyi amaçlara sadece onun sahip olduğu konusun da kendini haklı göstermeye çalışacaktır…

Bir Yayla geçinmek öyle çok kolay değildir. Diğer yandan bu burç olmasaydı, Adem ve Havva’dan beri dünyada pek bir şey değişmezdi.

Acaba Yayın hayatı nasıl geçer? Her şey asi bir gençlik dönemiyle başlar. Yay her konuda erken olgunlaşmış biridir. Yeni deneyimler elde etmek ve eserleriyle sansasyon yaratmak için yanar tutuşur. Benzer şekilde girişimci Koçlardan farklı olarak, Yay daima hareketlerinin sonuçlarına katlanmaya hazırdır. Çok gelişmiş ve güçlü bir sorumluluk duygusuna sahiptir. Eğitimi için aldığı parayı, eğlence yerlerinde harcamış olan genç bir Yay, gelecek aya kadar parasızlık çekecektir. Babasının gelecek ay kendisine vereceği paradan avans istemeyecek kadar da gururludur.

Yay, aşağı yukarı 30-40 yaşları arasında bir yetişkin olacaktır. Rahat biri olacak, ona zaruri görünen konforla çevresini kuşatacak, prensip ve meziyetler geliştirecektir. Her şey iyi giderse; çevresindeki in sanları sarsılmaz bir başarı, hoşgörü ve asilikle yöneten biri olacaktır. Değişime çok fazla inanır. Gerekirse tüm ilke ve kuralları hiçe sayarak, bir günah çıkartma rahibi rolü sergileyebilir. Hemen hemen her Yay, materyalist olduğu hakkındaki tüm suçlamaları reddeder. Buna karşın ileri görüşlü, namuslu, liberal ve hoşgörülü olduğunu iddia edecek tir. Namus anlayışı daha iyiye götürme isteğine dayanır ve bu özelliğe gerçekten de sahiptir. Ancak kişiliğinin bu yönünü, sadece kendisiyle aynı görüş açısına sahip kimselere açar. Çünkü Yay, insanları üç gruba ayırır: “İyi” insanlar; kendisine son derece sadık olan ve her konuda tüm öğütlerini dinleyen iş arkadaşları ve dostlarıdır. “Kötü” insanlar; kendisinden farklı bir anlayışa sahip olan kişilerdir. Ayrıca daha abartılı olarak, Yay bu insanların “aptal” olduklarını düşünür. Aksi halde neden Yayın liderliğini kabul etmesinler ki? “Belli bir düşüncesi olmayan” insanlardan ise, ilk gruba katılmalarını bekler.

Yay, iş dünyası hakkındaki hükümleriyle tam bir isabet kaydeder, ama eğer duyguları ve özel yaşamı iş yaşamına karışırsa, işte o zaman sık sık hatalar yapmaya başlayacaktır. Bu burcun en büyük sorunların

dan biri de aynı anda birçok konuyla ilgilenmesidir. Daima eksen üzerinde olduğun için Yay doğal olarak yeni ve çok yönlü konularla yüzleşmek zorunda kalacaktır. Değişim arzusu onu, ilginç gibi görünen her iddiayı araştırmaya iter. Başarısızlık korkusu ya da girişimlerinin karaya oturması Yaya yabancı olduğu için sorunları genelde küçümser.

Detaylarla uğraşmakta sabırsız olduğundan, bu görevi başkalarına bırakır. Yayın zorluklardan kurtulma repertuarı oldukça geniştir. Sıkıntı ya düştüğünde zekâsı en yüksek düzeyde çalışır.

Yayı diğer burçlardan ayıran bir yeteneği vardır. İnsanları kendi ayakları üzerinde durdurmayı ve toplantılar organize etmeyi herkes ten daha iyi başarır. Kulüp ve firmaların kurucusudur. Zorluklarla severek başa çıkan Teraziden farklı olarak, kendini büyük gruplara entegre etmek Yayın amacıdır.

Yay, yalnızlıktan çok korkar ve bir şeyle meşgul olmadığında derin bunalımlara düşer. Onun için en iyi şey, kendini bir idealle beraber tanımlamaktır. Adalet için savaşacak ve tüm enerjisini başka insanlar için sarf edecek bir yapıdadır. İdealini paylaşmayan insanlar karşısında sevimsiz olacaktır.

KAYNAK:http://www.burclar.gen.tr